Yahşi Batı izle

Cem Yılmaz’ın merakla beklenen filmi Yahşi Batı’nın ilk fragmanı çıktı. Filmin sloganı Burada yabancıları sevmezler, yerlileri hiç sevmezler. Osmanlı Padişahı’nın iki kahramanı Vahşi Batıya göndermesini konu alan filmde Vahşi Batı yahşi batı oluyor. 1 Ocak 2010 tarihinde sinemalarda.

Buz Devri 3

Buz devri 3 çok komik daha komik. Scrat yine asla ele geçiremediği meşe palamudunun, (ve bu sefer belki aşkın da) peşindedir. Manny ve Ellie yavruları minik mamutun doğmasını beklemektedirler. Miskin Sid, bulduğu dinozor yumurtalarından çıkan yavrularla kendine geçici bir aile kurar fakat bu, Sid için pek de iyi olmayacaktır. Kılıç dişli kaplan Diego da arkadaşlarıyla ilişkisinde çok yumuşak bir tavır sergileyip sergilemediğini sorgulamaktadır.

buzdevri3

Sid’i başına aldığı belalardan kurtarmak için çıktıkları yolculukta kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, aklını kaçırmış gibi duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar. Tarihin en cesur kahramanları Manny, Sid, Scrat, Scratiye, Diego, Buck ve arkadaşları başka hiçbir memelinin cesaret edemeyeceği yerlere gidiyor, maceraya hazır olun.

Bakım Çalışmasında

Site bakım çalışmasında bulunuyor. Bitince güzel olcak…

En komik 1 Nisan Şakaları

1 Nisan yine geldi çattı her yeni 1 nisan yeni şaka demek :) İşte en komik ve en gerçekçi 1 nisan şakaları…

En yaygın görüşe göre şakalar şöyle ortaya çıkmış:
1582 tarihinde III. Henri, Jülien takviminden Gregorian takvimine geçilmesini buyurduğunda yeni yılın başlangıç günü 25 Mart’tan 1 Ocak’a alınmış oldu. Buna rağmen kimi Fransızlar dalgınlıkla 25 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında yeni yılı kutlamaya devam etmişler. Bu şaşkın Fransızlara da Nisan Balığı (Poisson d’Avril) denmiş.
İşte o gün bugündür 1 Nisan günü şaka günüdür. Yarın siz de şaka yapmayı düşünüyorsanız, hem bizden, hem de dünyadan bu denenmiş şakalara bir göz atın isterseniz…

TELEVİZYON NASIL RENKLİ OLUR?
1962′de İsveç’in siyah-beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan teknisyen, yeni bir teknolojiyle renkli televizyon izlenebileceğini söyledi. Yöntem, ekrana naylon kadın çorabı germekti. Yüzbinlerce kişi öneriyi gerçekten denedi!

Pİ SAYISI DEĞİŞTİ
1998 yılında Science and Reason adlı derginin nisan sayısında Alabama eyaletinde ”3.14” olan ”pi” sayısının değerinin yapılacak oylama ile yuvarlanarak ”3.0” olacağı duyuruldu. Bunun üzerine yüzlerce telefonla halk bu kararı protesto etti.

ZIPLAYIN!
1976′da gökbilimci Patrick Moore, 1 Nisan’da, saat 09.47′de Plüton’un Jüpiter’in arkasından geçerken sıra dışı bir olayın gerçekleşeceğini, Dünya’nın çekim gücünü azaltacağını, tam bu anda sıçrayanların havada uçma hissini yaşayacaklarını söyledi. Belirtilen saatte binlerce kişi zıpladı.

Yılın Şakası

BBCnin bu yıl yaptığı 1 Nisan şakası uçan penguenler yağmur ormanlarına göç ederken..

Semum Ateşi

Dabbe’nin yönetmeni Hasan Karacadağ’ın ikinci filmi Semum için rahatlıkla en iyi Türk filmi diyebilirim. Semum’da Burak hakkı, Ayça İnci, Cem Kurtoğlu ve Sefa Zengin gibi oyuncular oynuyor. 2. filmin yapılacağını duyduğumdan beri merakla yeni filmi bekliyordum zaten. Semum filminin fragmanlarını izledikten sonra bir an önce çıksa da seyretsek diyordum ve sonunda bugün izledim, izlediğim gibi de buraya yazmak istedim. Senaryo, görsellik, kurgu her şey mükemmel. Tamamen korku filmi diyemeyiz daha çok psikolojik gerilim olmuş ve ilk canavarlı filmimiz…

Semum’un hikayesi kısaca şöyle,

Canan ve Volkan, mutlu bir evlilikleri olan genç bir çifttir. Yıllardır hayalini kurdukları gibi bir evin sahibi olmuş ve sonunda da taşınmışlardır. Hayatlarında herşey son derece yolunda gidiyor gibidir. Ta ki…

Bir gün Canan hiç kimsenin anlam veremediği garip davranışlarda bulunmaya başlar. Kendisine hakim olamamaktadır; sanki davranışları başkaları tarafından konrol ediliyormuşçasına davranmaktadır.

Semum gerçekten var mı? Bu işin dini boyutu ve bu adreste açıklanmış. Yönetmen semumdan bir varlık olarak bahsetmiş ve Semum’un hikayesini yazarken gerçek olaylardan esinlenmiş. Ayrıca yönetmenin mesaj verme kaygısının da olduğu anlaşılıyor. Bilimin dine bakışı üzerine de haklı bir eleştiri getirilmiş.

Genellikle Hollywood fimlerinden aşina olduğumuz bayrak teması çok ilginç ama bu filmde de var. Ayrıca Sefa Zengin’in filmde oynadığı gizemli bahçivan tiplemesi de öyle. Belkide yönetmen bu film, o filmler kadar başarılı demek istemiştir ya da tamamen tesadüftür bilmiyorum. :)