mavigibi.Com

Saturday, October 11, 2008

Ufak not

Son yazılar

Rasgele yazılar

Son yorumlar

Randevular

Randevumda bi'şi yok

Kategoriler

Asp ve Ajax Bilinmeyenler Blog Dizi İnceleme Ekonomi English Gezi Yazıları Güncel Günlük İnternet Komik Yazılar Msn Müzik Popüler Şeyler Reklam Sinema İnceleme Siyaset Turuncu Üniversite Yaşam

Vizontele 3 - Canavar

6/4/2008 3:24:00 AM | 28

Yılmaz Erdoğan Vizontele serisine "canavarla" devam edecek. 15 Haziran'da Van'da hazırlıklarına başlayacak olan sanatçı iyileşirse "motor" diyebilecek. İzlenme rekorları kıran Vizontele ve Vizontele Tuuba'nın ardından seriye kaldığı yerden devam edilecek.

vizontele canavar

Canavar Vizontele'de
Yılmaz Erdoğan, "görenlerin anlattığına göre 15 metre uzunluğunda, sırtında sivri çıkıntıları olan ve Van Gölü içinde yaşadığı ileri sürülen hayalî bir varlığı; Van Gölü Canavarı"nı Vizontele'ye sokacak.

Yukarıdaki yazıyı bir haber sitesinden aldım. Vizontele serisine kardeş geliyormuş :) Vizontele Tubaa filminden 5 yıl sonra çekilmeye başlanacak olan Vizontele Canavar filmini merakla bekliyoruz.

yorumlar



Semum Ateşi

2/8/2008 5:38:00 PM | 28

SemumDabbe'nin yönetmeni Hasan Karacadağ'ın ikinci filmi Semum için rahatlıkla en iyi Türk filmi diyebilirim. Semum'da Burak hakkı, Ayça İnci, Cem Kurtoğlu ve Sefa Zengin gibi oyuncular oynuyor. 2. filmin yapılacağını duyduğumdan beri merakla yeni filmi bekliyordum zaten. Semum filminin fragmanlarını izledikten sonra bir an önce çıksa da seyretsek diyordum ve sonunda bugün izledim, izlediğim gibi de buraya yazmak istedim. Senaryo, görsellik, kurgu her şey mükemmel. Tamamen korku filmi diyemeyiz daha çok psikolojik gerilim olmuş ve ilk canavarlı filmimiz...

Semum'un hikayesi kısaca şöyle,

Canan ve Volkan, mutlu bir evlilikleri olan genç bir çifttir. Yıllardır hayalini kurdukları gibi bir evin sahibi olmuş ve sonunda da taşınmışlardır. Hayatlarında herşey son derece yolunda gidiyor gibidir. Ta ki...

Bir gün Canan hiç kimsenin anlam veremediği garip davranışlarda bulunmaya başlar. Kendisine hakim olamamaktadır; sanki davranışları başkaları tarafından konrol ediliyormuşçasına davranmaktadır.

 Semum gerçekten var mı? Bu işin dini boyutu ve bu adreste açıklanmış. Yönetmen semumdan bir varlık olarak bahsetmiş ve Semum'un hikayesini yazarken gerçek olaylardan esinlenmiş. Ayrıca yönetmenin mesaj verme kaygısının da olduğu anlaşılıyor. Bilimin dine bakışı üzerine de haklı bir eleştiri getirilmiş.

Genellikle Hollywood fimlerinden aşina olduğumuz bayrak teması çok ilginç ama bu filmde de var. Ayrıca Sefa Zengin'in filmde oynadığı gizemli bahçivan tiplemesi de öyle. Belkide yönetmen bu film, o filmler kadar başarılı demek istemiştir ya da tamamen tesadüftür bilmiyorum. :)

yorumlar



Ulak - Çağan Irmak

12/7/2007 10:20:00 AM | 28


Ulak 2 - Ulak Filminin ilk fragmanını izlemek için buraya tıklayın.

ulak

 

25 Ocak'ta vizyona girecek olan Çağan Irmak imzalı Ulak'ın yeni afişi, yeni fragmanları ve teaseri geldi...

Sinema dünyası Çağan Irmak'ın Ulak'ını bekliyor. Sadece yerli sinema izleyicisi değil, yabancı sinema basını da filme yoğun bir ilgi gösteriyor.

Geçmiş çağlara ait bir intikam hikâyesi olarak da anılan Ulak'ın Çağan Irmak yönetiminde çok çekici ve şık bir seyirlik olacağı belirtiliyor fakat filmin geniş hikayesi henüz açıklanmadı.

 

 

En derin kuyudan daha derindeydiler,

en karanlık kalpten daha siyahtaydılar...

Hiç umut yoktu,

Ve bir gün, heybesinde sırlarla, uzak bir diyardan o geldi.

Onlara sevmeyi, inanmayı ve cesareti anlattı.

İnananlar beklediler çünkü biri daha gelecekti...

ulak

 

Bu arada filmin yanda gördüğünüz yeni afişi ve fragmanları beklentileri daha fazla yükseltiyor. Detaylar geldikçe Ulak hakkında her şey bu sayfaya eklenecektir.

Bir deli rüzgar kalmış geriye, o da Ulak'ın adını fısıldamış unutmayın diye... Ulak... Bazen tek çare bir hikayeye inanmaktır.

 

yorumlar



Lanetli Bataklık

9/9/2007 5:07:00 PM | 28

Lanetli bataklık, tipik bir Amerikan korku filmi... En büyük korkum kendim yada içinde yaşadığın şeylerin dışarı yansıması anlatabilir belki acılarını türünden Amerikan büyüsü ve Sessiz Tepeyi andıran, yer yer o filmlerden sahneler alındığını bile düşündüğüm bir film.

Lanetli Bataklık - Adı BatasıcaFilmin ana konusu, korku öğeleri içeren masal kitapları yazan bir kadın olan Claire Holloway, son kitabında anlattığı bataklığı ve yakınındaki evi sürekli kabuslarında görmektedir. Kabuslardan yola çıkarak mı kitabı yazdığı, yoksa kabusların kitaptan sonra mı başladığına dair tahminlerde bulunabiliriz ama doğrusu filmin kendisi böyle detayları anlaşılır kılmak konusunda oldukça beceriksiz. Claire, izlediği bir televizyon programında, tesadüfen bu evin gerçekten var olduğunu öğrenince yola düşer. Her zamanki gibi internetten araştırılır bulunur, söz konusu televizyon programı ve içeriği de filmin geri kalanıyla hiç ilişkilendirilmez; unutulur.

Gerisi, benzeri korku filmlerinin klişeleriyle dolu. Küçük bir kız çocuğunun hayaleti, geçmişte evde yaşanmış sözde korkunç olaylar, tekinsiz bir kasaba, vs… Fakat karşımızdaki o kadar fena bir film ki, burun kıvırdığımız onlarca benzeri filmin yine de düzgün bir şekilde uyguladığı şablonu bile layığıyla perdeye aktaramıyor. Yer anlaşılır olma sıkıntısı bile yaşayan bir film Lanetli Bataklık. Karakterleri ve öykü gelişimi içinde organik bir yapı oluşturamıyor. Sahte gerilimler ve sürprizler ile ite kaka ilerliyor.

Birçok türdeşi gibi Lanetli Bataklık’ın da yaşayan karakter yaratabildiği söylenemez. Ancak bunu daha da ileriye götürüp, karikatür düzeyinde tiplemeler yaratmaktan bile aciz kalıyor. Ana karakterimiz hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz. Bazı bilgilerin ancak filmin final kısmında bizimle paylaşılmasını anlayabiliriz. Benim bahsettiğim ise Claire’in nasıl bir insan olduğuna dair temel nitelikler. Filmdeki rollerin hepsi boş birer kabuktan ibaret. Onları tanımamız, anlamamız için yeterli veri sunulmuyor. Dolayısıyla, hiçbirini umursamak mümkün değil; perdede cereyan eden şeylere tepki vermek de…

Ardı ardına ortaya çıkan, hepsi aynı tornadan çıkmış korku filmleriyle ilgili bıkkınlığımı ifade ettiğim ilk yazı bu değil. Fakat sanırım Lanetli Bataklık değerlendirmenin en dibinde “deli saçması” ibaresiyle yer almayı hak ediyor. Bu neresinden tutsanız elinizde kalan senaryolara nasıl bunca para yatıracak birilerini buluyorlar, ben gerçekten şaşırıyorum. Senarist Michael Stokes’un altına imza attığı yeni projenin Bratz olması da gayet manidar zaten. -beyazperde-

Lanetli Bataklık - Manyak Herif

yorumlar



The Simpsons Movie

8/4/2007 7:49:00 PM | 28

The Simpsons Movie - Baba olmakSon yılların en popüler ailesi Simpsonlar, televizyondan sonra sonra yeni maceraları ile şimdi de beyazperdede!

Birbirinden farklı karakterdeki aile üyeleri ile tüm dünyada fanatiklerini yaratan Simpsonlar'dan Homer, bu sefer sadece kendisinin değil bütün dünyanın başını belaya sokuyor. Her zamanki sakarlıklarından biri yüzünden çalıştığı fabrikanın yakınındaki nehre zararlı maddelerin boşalmasına neden olan Homer, aynı zamanda işinden de olur.

Fakat nehre dökülen zararlı maddeler, bütün Springfield kasabasındaki insanların hayatını tehdit etmekte ve şehrin hiç vakit geçirmeden boşaltılması gerekmektedir. Neden olduğu sorunu çözmek için elinden geleni yapmaya çalışan Homer, ailesi ile birlikte bir dolu olmadık maceranın içinde bulacaktır kendini.

Simpson Ailesi'ni yeni bir macerada izlemek üzere sinema koltuğuna yerleştiğinizde tuhaf bir hisse kapılıyorsunuz. Uzun zamandır televizyon ekranında izleyerek edindiğiniz bir alışkanlığa ters gelen bir durum ile karşı karşıyasınız.

Her hafta kısa bir macerasını, evinizin rahat ortamında, ufak bir ekranda, araya reklamlar girerek izliyordunuz. dohh!Şimdi ise 2 saate yakın bir süre boyunca Simpson ailesi, büyük ekranda karanlık bir salonun içinde sizi bekliyor. Tuhaf bir his... Ve filmi yapmış olanların da aşmayı planlamış olduklarını tahmin ettiğim bir his. Bu tahmini doğru çıkartan bir sahne daha filmin başında kendisini gösteriyor. Homer Simpson evde para vermeden izlemek varken, sinemaya para verip gelecek kadar kim aptal olabilir gibi bir yorumda bulunuyor. Homer'a yakışır bu komik yorum aslında filmin yapımcılarının cebelleştiği durumu göz önüne seriyor. Simpson Ailesi'nin hayranı olmama rağmen, televizyon ortamında beni son derece tatmin eden bir çizgi diziyi, sinemada izlemenin büyük perde, dolby ses sistemi ve de popcorn cazibesi dışında ne gereği var diyorum. Öyle birşey sunmalılar ki, televizyondaki maceralarının sinemaya taşınmasında Homer'ın dediği gibi bizi enayi durumuna koymayacak bir durum yaşansın.

Uzun lafın kısası, bu filmi izlerken verdiğiniz paraya üzülmeyeceksiniz ama, sevinmiyorsunuz da. 30 dakikalık Simpson macerasının, daha uzunu ve görsel açıdan daha doyurucusu olması dışında filmin vaad ettiği pek fazla birşey yok. Yani bence yapımcılar bizi mutlu etmemek, ya da etmek arasında bir tercih yapmamışlar. Orta yol daha garantili gelmiş.

The Simpsons Movie İndir

 http://www.badongo.com/tr/vid/441186 İngilizce ve alt yazısız 698.89 MB

Hepimiz Simpsonsuz, hepimiz meleğiz!

Burger King sponsorluğunda yapılan Bu site gönderdiğimiz en az 640x480 çözünürlükte ve yakından çekilmiş olan yüz fotoğraflarını analiz ediyor ve fotoğraftaki yüze benzer The Simpsons karakterini yaratıyor. Yani onların deyimiyle "Simpsonlaştırıyor". Çok eğlenceli kesinlikle deneyin :)

yorumlar



1 2