Lanetli bataklık, tipik bir Amerikan korku filmi... En büyük korkum kendim yada içinde yaşadığın şeylerin dışarı yansıması anlatabilir belki acılarını türünden Amerikan büyüsü ve Sessiz Tepeyi andıran, yer yer o filmlerden sahneler alındığını bile düşündüğüm bir film.
Filmin ana konusu, korku öğeleri içeren masal kitapları yazan bir kadın olan Claire Holloway, son kitabında anlattığı bataklığı ve yakınındaki evi sürekli kabuslarında görmektedir. Kabuslardan yola çıkarak mı kitabı yazdığı, yoksa kabusların kitaptan sonra mı başladığına dair tahminlerde bulunabiliriz ama doğrusu filmin kendisi böyle detayları anlaşılır kılmak konusunda oldukça beceriksiz. Claire, izlediği bir televizyon programında, tesadüfen bu evin gerçekten var olduğunu öğrenince yola düşer. Her zamanki gibi internetten araştırılır bulunur, söz konusu televizyon programı ve içeriği de filmin geri kalanıyla hiç ilişkilendirilmez; unutulur.
Gerisi, benzeri korku filmlerinin klişeleriyle dolu. Küçük bir kız çocuğunun hayaleti, geçmişte evde yaşanmış sözde korkunç olaylar, tekinsiz bir kasaba, vs… Fakat karşımızdaki o kadar fena bir film ki, burun kıvırdığımız onlarca benzeri filmin yine de düzgün bir şekilde uyguladığı şablonu bile layığıyla perdeye aktaramıyor. Yer anlaşılır olma sıkıntısı bile yaşayan bir film Lanetli Bataklık. Karakterleri ve öykü gelişimi içinde organik bir yapı oluşturamıyor. Sahte gerilimler ve sürprizler ile ite kaka ilerliyor.
Birçok türdeşi gibi Lanetli Bataklık’ın da yaşayan karakter yaratabildiği söylenemez. Ancak bunu daha da ileriye götürüp, karikatür düzeyinde tiplemeler yaratmaktan bile aciz kalıyor. Ana karakterimiz hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz. Bazı bilgilerin ancak filmin final kısmında bizimle paylaşılmasını anlayabiliriz. Benim bahsettiğim ise Claire’in nasıl bir insan olduğuna dair temel nitelikler. Filmdeki rollerin hepsi boş birer kabuktan ibaret. Onları tanımamız, anlamamız için yeterli veri sunulmuyor. Dolayısıyla, hiçbirini umursamak mümkün değil; perdede cereyan eden şeylere tepki vermek de…
Ardı ardına ortaya çıkan, hepsi aynı tornadan çıkmış korku filmleriyle ilgili bıkkınlığımı ifade ettiğim ilk yazı bu değil. Fakat sanırım Lanetli Bataklık değerlendirmenin en dibinde “deli saçması” ibaresiyle yer almayı hak ediyor. Bu neresinden tutsanız elinizde kalan senaryolara nasıl bunca para yatıracak birilerini buluyorlar, ben gerçekten şaşırıyorum. Senarist Michael Stokes’un altına imza attığı yeni projenin Bratz olması da gayet manidar zaten. -beyazperde-

Ben de yazayım
Rasgele Yazılar Sadece aşk, Su Kaplumbağası Bakımı, TTNET Müzik Bedava müzik indir, Gürgen Öz: Gaffurun Dayısı Cesur, Çemberin Dışında, Vizontele 3 - Canavar, Msnden resim yollayan virüsten kurtulma, Msn Messenger Görüntü Resimleri (Süper!), Friend Connect Çıktı, WordPress.com’a girmek,
EmR_e demiş ki,
9/15/2007 3:13:51 PM
helal be ancak bu kadar güzel degerlendirilir bir film :x izlemiş kadar oldum:Dsamet demiş ki,
10/19/2007 5:44:09 PM
:D izledim de kıs arkadasım biras korktu :D ama film gsl :himm